Profilo di acucalcium sandozFotoBlogElenchi Strumenti Guida
Nessun elenco musica in questo Windows Live Spaces.

calcium sandoz

en sevdiğim gazoz
07 settembre

hips don't lie :)

peki yaz mahmurluğunu geride bırakıp, epeyce boşlamış olduğum space'imi birazcık doldurayım..
 
geçen akşam köftenin fazla mesaisi sonrasında, Bilkent'in yollarında tilkilerin cirit attığı ıssız Doğu Kampüsündeyken, eve gitmek üzere arabaya bindik. Köftenin kontağı çevirmesi ve arabanın bu ilk harekette çalışmaması üzerine aklıma bir senaryo geldi..(buraya bir not eklemeliyim: şimdi yazıya başlarken amacım size bu aklıma gelen senaryoyu anlatmaktı..ama şimdi anlatmaya devam ettikçe, benim ruh sağlığımla ilgili ne gibi yorumlar yapacağınızdan endişe etmeye başladım..neyse, devam) araba çalışmayınca "ulan!" dedim.."şimdi şurdan çalıların arasından zombiler saldırsa, herifler hayvan gibi güçlü zaten, camları da kırarlardı gittiydi bizim caanım etler butlar, hayatta kaçamazdık, yemişlerdi bizi şuracıkta" dedim..valla abartmıyorum..aynen bunlar geldi aklıma..saniyeler içinde tabi..anlık bir korku-gerilim senaryo refleksi geliştirmişim anlaşılan.....bakmayın öyle, delirmedim......henüz :)

havalar yavaştan soğumaya başlıyor..sıcak havalarda kışı, soğuk havalarda da yazı özleyen bünyemi terbiye etmeliyim..
köfte Cebit'e gidicek...insanın teknolojiyi böylesine tutkuyla yakından takip eden bir köftesi olması çok güzel...gitsin, gelsin hem İstanbul hem de Cebit hikayelerini dinler, belki buraya yazarım bile.. :)
insanlara hiç beklemedikleri anlarda ufak da olsa hediye vermek muhteşem bir duygu..hatta rahatlıkla diyebilirim ki insanın kendisine bir şeyler almasından çok daha keyifli..sürpriz yapmayı seven bir olarak imkanlarım ölçüsünde bunu yapmaya çalışıyorum....sanırım çok zengin olsam habire böyle şeylere harcarım paramı...evde bir sürü hediye sahibini bekliyor mesela...sahipleriyle biraraya gelebilsem...

yahu Tom Cruise ve de Katie Holmes çiftinin bebişleri Suri hanımın fotoğrafları çıkmış..sinemafanatikte görebilirsiniz..nasıl güzel bir bebektir....aynısından istiyorum..ha bir de şu Turkcell'in Doğu Ekspresi reklamındaki minnaktan istiyorum...şimdi değil ama şööle bi 4-5 sene sonra..bir de Suri Shiloh'u döver diycem, anlayan anlayacak :P
15 giugno

Love is...

eskiden bir sakız markası vardı, adını hatırlayamıyorum "love is..." diye başlar her bir sakızda farklı bir aşk tanımı yapardı..dün akşam ben de arkadaşlığın tanımını buldum...buyrun sizinle de paylaşayım:
 
arkadaşlık; doğum yapmış ve kendini kilolu hisseden arkadaşınızı (kendisini iyi hissetmesi için), gecenin bir köründe kalkıp birlikte tartılıp, bacak-bel-popo ölçüsü alıp, bununla da yetinmeyip birlikte fotoğraf çektirip düşündüğü kadar kilolu olmadığına ikna etmektir....
24 maggio

Su kaplumbağası fotoğrafının intikamı..

 

 

Master yapan utanmaz arlanmaz yaramaz Muco'mun hocasına yolladığı e-mail: (ha ben olsam yaratıcılıktan geçer not verip gecikmeden dolayı not kırardım o ayrı)

 

 

Hocam,

Ben ve sevgili arkadaslarim bu odevi 1 hafta sonra versek olur mu?

Mumkun mudur? Danistay saldirisi bizi cok etkiledi. Ben 2 gun Anıtkabir'in

onunde yattım. Ayrica dolardaki ani artis ve faizlerin yukselmesi moralimizi

cok bozdu. Ben 2 gun Merkez Bankası'nın onunde yattım. Ustune isler, saglik

sorunlari, ailevi meseleler, bahar temizligi, biriken bulasiklar, ince

işler, alkol, uykusuzluk, bahar senligi ve bunlar gibi bircok sebepten

dolayi odev yetismedi. Ayrica biliyosunuz bu milleti ve bayragi temsil etmek

icin yarin yola cikiyorum. Kendim icin birsey istemiyorum. Bu vatan icin,

milletimiz icin, ulkemizin parlak gelecegi icin odevi bir hafta

erteleyebilir miyiz?

Gozyaslarimi silerken kendim ve arkadaslarim adina olanca sirinligimle

saygilar sunuyorum.

Muzaffer

25 aprile

I am LOST

forumların birinde okumuştum, " LOST izleyenler, henüz LOST izlememiş olanlara acıyarak bakarlar" diyordu biri..ne kadar  doğru bir tesbit..
 
 
 
21 marzo

minnak pempe termofor

havalar güneşliyken bir hevesleniyorum bir şeyler yapmak ve yazmak  için anlatamam.."güneşin insan bünyesindeki etkileri"  başlıklı bir yazı yazmaya kalktım dün, işler yoğundu yazamadım..bugün de ne yazmak istediğimi unuttum..

geçen gece corpse bride a saldırdım..aldım portable dvd playerı kucağıma kuruldum yatağa..köftemin tüm "bak uyuyakalacaksın az sonra!" uyarılarına aldırmayarak hem de..gelin görün ki, gecenin 01:15 inde film izlemeye başlarsam bitiremiyor, köftemin dediği gibi uyuyakalıyormuşum :) test edildi, onaylandı..bundan sonra en geç 23:00 civarlarında başlamalıyım film izlemeye...ki sonunu görebileyim.

önümüzdeki hafta şu güneş tutulmasını izlemek için Antalya'ya gidebilmeyi nasıl isterdim..1998 yılındaki tutulma muhteşemdi..Ilgaz'da izlemiştim tutulmayı..yani filmlerde, belgesellerde vs vs anlatılanlar boş kalıyor gerçeğinin yanında...birden bire güneşin yok olup gecenin ortaya çıkışını, tüm gece hayvanlarının ses çıkartmaya başlamalarını ve aslında gayet mantıklı ve basit bir açıklaması olan ama gönlümün büyülü olarak adlandırmak istediği olayın tadına bakmak her insanoğluna kısmet olmuyor..hep eski çağları düşünüyorum bu tür doğa olaylarında..o çağdaki insancıklara nasıl korkunç gelmiştir böyle bir şey görmek...yazık.
bi de: benim köftem mikrok taklidi yapıyor :)
03 marzo

hang on little tomato

yahu Pink Martini dinliyorum iki gündür ofiste..nasıl keyifleniyorum anlatamam..bir yaz günü akşamüstüsünü hatırlatıyor bana şarkılar..dönem dönem böyle olur zaten takılırım bir gruba ya da bir şarkıya kusana kadar dinlerim delirmiş gibi..
 
 
Geçen gün babamın doğumgünüsüydü..o akşam çektiğimiz fotoğraflara bakınca sevindirik oldum, çünkü herkes gerçekten çok mutlu görünüyordu..
 
 
Köftemle 2 ay kadar kasıp Muco'mdan aldığımız filmleri çektik kendimize..iyi hoş değil mi..e bi sorun bakıyim kaç tanesini izlediniz diye...kaba hesapla her gün 1 film izlesek 2 - 2,5 yıl tutar filmlerin bitmesi..euhe sevindim şimdi..
 
 
10 gün kadar önce bir şekilde belimi incittim sanırım..nasıl bir ağrı nasıl bir acı..sağlık merkezinde yedim totoya iğneyi gittim yattım evde..ne kadar fena bir şey ayakkabıyı bile eğilip çıkaramamak..aman aman düşman başına.hala da tamamen düzelemedim..dikkat etmek lazım yani her şeyden önce sağlığa...
 
 
geçtiğimiz Perşembe -23 Şubat- çok yakın arkadaşlarımdan biri doğum yaptı..hehu teyze oldum..(Muco bi de hala olsam fena olmaz hani)..minnacık bi velet katıldı aramıza..minyatür adam, eleman, minnoş ya da Can Bey diye seviyoruz şu anda kendisini..uzun ve mutlu bir yaşamı olsun inşallah..garip bir his yakın ve yaşıt bir arkadaşının anne olması..her ne kadar bu fikir bana şu anda çok uzak gelse de ulan ben olsam ne yapardım ki diye sorguluyorsun bünyeyi ister istemez..ben henüz bu işi kıvıramayacağıma kanaat getirdim doğumu izleyince..(bak bi de bu var, gizli saklı filan yok öyle, veledin dünyaya geldiği anı biliyoruz, süper bir olay)..öyle işte..
 
 
yarın cumartesi, bu demek oluyor ki bu akşamdan itibaren tatildeyim..yaşasın haftasonu tatili!bu duyguyu yaşamayalı 1,5 yıl olunca pek bi kıymete bindi cumartesi - pazarlar sormayın..
 
 
uçarım, kaçarım..
 
02 febbraio

the endless

dream..death..despair..destiny..desire..destruction..delirium..yine çok fena sandman okuyasım geldi..yüzüklerin efendisinin filminin çekilmesinden sonra şimdi en büyük beklentim bu 7 kardeşin filmleştirilmesi..ama tek bir şartla..sandman'i neil gaiman' ın kendisi canlandırsın...
 
acu  
Foto 1 di 10
Altri album (1)